|
|
 |
 |
Ürünler >
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Assassin's Creed II |
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
İlk oyunu bitirenler Abstergo laboratuarının artık güvenli bir yer olmadığını tahmin ediyorlardır. Oyunun birazında Desmond ile dolaşacak ancak çoğu kez Ezio Auditore da Firenze ile oyunda ilerleyeceksiniz. Ezio yakışıklı ve çapkın biri, aile ve şeref kadar kadına ve şaraba değer veren, 15 . yy İtalyası'nda yaşayan bir banker oğlu. Ezio'yla ilk karşılaştığımızda henüz suikastçı elbisesini giymemiş, gayet umursamaz bir hayat yaşayan birini görüyoruz, ancak ne var ki Ezio'nun bu umursamaz tavırları suikastçıların en büyük düşmanları Tapınak şövalyeleri tarafından işlenen ihanet ve cinayetlerle birlikte kısa sürede yok oluyor. Assassin's Creed'teki Altair ilginç bir karakterdi ancak o kadar gizemli bir karakterdi ki o beyaz kıyafetin altında kimin olduğunu bile tam olarak bilemiyorduk. Ezio ise daha çekici bir karakter, yalnızca kollarının altındaki bıçakları kullanırken ki hızlılığıyla değil aynı zamanda tamamen anlaşılabilen bir karakter olması da onu Altair'in bir adım önüne taşıyor. Oyunun kurgusu Ezio'nun hüzünlerinin altında yatan gerçekleri açığa çıkarma ihtiyacıyla birlikte gelişiyor.
Ezio ile Venedik’in kanallarından Floransa’nın devasa anıtlarına kadar birçok yeri dolaşacağız. Ezio, AC II’de neler yapabiliyor: Yeni oyunda Venedik’in sularına dalabilecek, nefesimizi tutabildiğimiz kadar suyun altında saklanabileceğiz. Yakınımızdaki muhafızları suya çekip hayatlarına son verebileceğiz. Yeni zıplama kabiliyetimiz sayesinde de önceki oyundan daha uzun inşa edilmiş binalara daha hızlı tırmanabileceğiz. Bunların yanında çevreyle olan etkileşimimiz de önem kazanıyor. Şöyle ki; eğer çok fazla kargaşa yaratırsak ve insanların dikkatlerini çekersek kötü bir şöhret elde etme yolunda hızla ilerlemeye başlayacağız. Ancak bu “adımızın çıkması” durumunu yeni oluşan görevler sonucu düzeltme imkanımız da elimizde.
Örneğin; yarattığımız kargaşa ortamındaki görgü tanıklarını ortadan kaldırabilir, insanlara rüşvet verebilir ya da “Aranıyor!” posterlerini yırtabiliriz. Kendine özgü birçok özelliği olan onlarca silahla tanışacağız yeni oyunda. Yeni silahların yanı sıra yeni savaş tekniklerini de tecrübe edeceğiz. Düşmanın üstüne “balıklama” atlayıp ayaklarını yerden kesebilecek, dagger ile karşımızdaki düşmanı öldürüp hızlıca oradan uzaklaşabileceğiz. Bu kadarı yetmez mi? Rakibimizin gözüne bir avuç kum fırlatıp sert bir kafa darbesiyle onu yere sermeye ne dersiniz?
Yeni oyunda çevreyle olan etkileşimimiz daha da artacak. Mesela kahramanımız, varmak istediği yere su üzerinden gitmek isterse Venedik’in kanalları Ezio’nun sandal kullanımına hizmet edecek. Bir görev örneği ile daha da açıklayalım bunu: Diyelim ki bir muhbirle görüşmeye gidiyoruz. Muhbirimizin saldırıya uğradığını gördüğümüzde kanaldaki sandalı muhbirimizi kurtarma amaçlı kullanıp sandalla çatışma bölgesinden kaçırabileceğiz.
Yapımcılar, AC II’de bazen görevlerin basit bir şekilde başlayabileceğini (Bilgi alma, teslimat gibi.) ama olayların hızla bir kargaşaya sürüklenebileceğini ve sonunda birilerini öldürmemiz gerekebileceğini belirtiyorlar.
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
|
| |
|
 |
|